1. YAZARLAR

  2. Hatice Zülay Alptekin

  3. NİŞANLILIK DÖNEMİ
Hatice Zülay Alptekin

Hatice Zülay Alptekin

Sosyolog - Aile Danışmanı
Yazarın Tüm Yazıları >

NİŞANLILIK DÖNEMİ

A+A-

Aile dünyaya geldiğimiz günden itibaren bizi kucaklayan, yetiştiren, geliştiren muhteşem bir yapıdır. Gelecek nesillerimizi belirleyecek olan  bugün  kurulan ailelerdir. Bizim kültürümüzde ve inancımızda evlilik kurumu çok önemlidir. Peygamberimiz( s.a.v) ‘’evlenen dininin yarısını tamamlamıştır’’ buyurmuştur. Evlilik kurumuna ilk atılan adım nişanlılıktır. Nişanlanmak çiftlerin birbirini daha yakından tanımaları, ailelerin birbirini tanıması ve kaynaşması açısından çok önemlidir.  Üstün Dökmen hocamında söylediği gibi ‘’Avrupa’da evlilikler  tangoya benzer, iki kişi arasında yapılır Türkiye’de evlilikler halaya benzer  aileler arasında yapılır.’’ Bizim için ailelerin kaynaşması iyi anlaşması çiftlerin iyi anlaşması kadar önemlidir.  Ailelerin de değer yargıları, inançları birbirine uygun olmalıdır. Bu uyumun veya uyumsuzluğun anlaşılması için nişanlılık dönemi çok önemlidir.Nişanlılık dönemi evliliğin temelidir. Bu dönemde yaşanan sorunlar evliliğe kadar uzanır. Bu sebeple nişanlılık döneminde yapılan bazı hatalara değinmek istiyorum.Nişanlılık dönemi evliliğe ve düğüne hazırlık süreci olarak değerlendiriliyor. Fakat nişanlılık dönemi resmi ve toplumsal bir izinle  çiftlerin birbirini tanıma dönemidir. Bu dönemde çiftler ve aileler birbirlerine uygun olup olmadıklarını anlamaya çalışmalı ve sadece birbirlerini tanımaya odaklanmalıdır. Farklı kültürden iki aile birleşiyor, bu açıdan birbirlerinin kültürlerini, değerlerini, hassasiyetlerini öğrenmenmeleri gerekiyor. Bu aşamayı geçmeden aileler ve çiftler birbirini iyice tanımadan düğün nerde yapılacak, çiftler nerde oturacak, neler alınacak gibi  konuların konuşulması  gündemi çok fazla meşgul ediyor.  Bu konuda çıkan tartışmalar çiftler arasında da gerginlik yaratıyor. En azından nişanlılığın ilk birkaç ayında bu konulara hiç girmemek daha doğrudur. Aileler birbiriyle bir bağ oluşturduktan sonra bu konular konuşulursa daha az çatışmalar olacaktır. Ve nişanlılık döneminde yapılan bir diğer hata maddi konularda ailelerin müdahalesi. En çok çatışmaya neden olan konu bu. Nişanda kim ne takmış, kaç ayar bilezik takılmış gibi konular evlilik saadetine düşen ilk gölgeler.  Burada büyüklere düşen sorumluluklar var.  Öncelikle değeri belirleyen  ve mutluluğu sağlayan takılan bilezikler, yapılan şaşaalı nişan,düğün değildir. Büyüklerin evlenecek bireylere bunları empoze etmemeleri gerekiyor. Ve gençler, elelalem ne der duvarlarını yıkın. Toplumsal baskı yüzünden birbirinizi kırmayın aslında hiç takılmayacağınız konulara kim ne der diye takılmayın. En pahalısı değildir nişan yüzüğünün en değerlisi. Nişan yüzüğü birlikte çıkılan uzun bir yolun ilk nişanesidir. Gümüş olsun altın olsun farketmez. Önemli olan ne kadar büyük bir sevgiyle, güvenle, samimiyetle takıldığıdır. Gençlerinde yaptığı bazı hatalara değinmek istiyorum. Evlilik yoluna çıkmış bireylerin bu yolda ki tüm maddi külfeti ailelerinden beklemeleri doğru değil. Ailelerininin karşılayamayacağı masrafları yapmaları, onlar adına onların yapamayacağı vaadlerde bulunmaları onları da ailelerini de zor durumda bırakıyor. Elbette maddi beklentileriniz olabilir ama bu eş olarak seçtiğiniz kişiden olmalıdır. Taleplerinizi birlikte yola çıktığınız kişinin maddi durumuna göre ayarlamanız gerekiyor. Nişanlınızın ailesi, sevdiğiniz adamı yetiştirip o yaşa getirirken zaten fazlasıyla yoruldu anne babalara daha fazla yük yüklememek maddi konular yüzünden büyükleri kırmamamak ve kırılmamak gerekiyor. Nişanlınız kadar ailesininde sizi sevmesi ve sizinde onlarla sağlıklı bir bağ kurmanız önemli. Tüm bunların temeli yine nişanlılık döneminde atılıyor. O yüzden bir ömür manevi olarak çok önem taşıyan anne- baba diye hitap edeceğiniz büyüklerinizle ilişkinizin temelini maddi konular yüzünden kötü atmayın. Unutmayalım ki kendi kök ailemizle bile çatışmalar yaşarken farklı yetişmiş farklı bir kültüre sahip yeni tanıştığımız ailemizle çatışmaların olması gayet doğaldır. Bu durumu  sen ben kavgasına düşmeden öncelikle empati ve anlayış yoluyla çözmeliyiz. Ailelerde gençlerin bu zorlu yolculuğunda maddi manevi varlıklarını hissettirmeliler. Sen yaptın ben yaptım rekabetine girmeden her iki tarafta üzerine düşeni yapmalı.  Son sözüm yine gençlere. Elelalem ne der diye ödeyemeyeceğniz borç  altına girmeyin. En şaşaalı düğünler unutuldu. Evliliğinizin en güzel yıllarını borç ödeyerek değil gezerek geçirin. Ailelerinizin bu konuda ki diretmelerine karşı çıkın aileler arasında bu konularda çıkan çatışmaları yumşatacak olan yine sizlersiniz.  Hedefiniz  mutlu ve huzurlu bir yuva  kurmak olsun. Bunun için ihtiyacınız olan sevgi,saygı ve  hoşgörü…

                                                                                                                                   

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.