1. YAZARLAR

  2. Hatice Zülay Alptekin

  3. Nişanlılık dönemi
Hatice Zülay Alptekin

Hatice Zülay Alptekin

Sosyolog - Aile Danışmanı
Yazarın Tüm Yazıları >

Nişanlılık dönemi

A+A-

Nişanlılık dönemi çiftlerin ilişkilerinde en çok zorlandığı sorunlar yaşadığı dönemdir. Evlilikte ortaya çıkan bir çok sorunun temelinde yine nişanlılık döneminde ki sorunlar vardır. Ailelerin birbiriyle tanışması, çiftlerin birbirlerinin kök aileleri ile tanışması süreci genelde çatışmaları da beraberinde getirir. Flört dönemi ne kadar uzun olursa olsun çiftler birbirlerini en iyi nişanlılık döneminde tanır. Birbirlerini doğal ortamlarında oldukları gibi gözlemleyebilirler.

O yüzden bu dönem çok kısa tutulmamalıdır. Nişanlılık süreci çiftlerin birbirini tanıması için çok sağlılklı bir süreçken bu süreç çoğu zaman bir travmaya  dönüşebiliyor ne yazık ki. Nişanlılık dönemi evliliğe hazırlık dönemi değildir aslında. Nişanlılık dönemi çiftlerin ailelerinde izni ile  resmi olarak birbirini tanıma sürecidir. Fakat Üstün Dökmen hocamında söylediği gibi ‘’ Avrupa’da evlilik tangoya benzer iki kişi ile yapılır, Türkiye’de evlilik halaya benzer aileler arasında yapılır.’’ Bu durum çoğunlukla elelalem ne der sorunsalınıda beraberinde getiriyor.  Çiftler birbirini tanıyamadan  erkek evi ne takmış, kız evi nişan bohcasını nasıl hazırlamış, nerde düğün yapılacak, neler alınacak gibi bir yığın soru ve sorunla karşılaşıyorlar. Tamda bu zamanda başlıyor kayınvalide gelin problemleri ve evliliğe kadar uzanıyor. Genelde erkek evinin yapması gereken! Ama yapmadığı yada yapamadığı konular büyük sorunlara neden oluyor. Öncelikle evlenme yolunda olanlara şu tavsiyede  bulanacağım büyüklerinizin size dayattığı gelenek-görenek ve baskılara boyun eğmeyin. Evet çok güzel geleneklerimiz var bizim, büyüklerin tecrübeside es geçilemez. Fakat nişan bohçasında şu eksik olmaz, ne kadar bilezik takılıyorsa o kadar değerlisin, nişan yüzüğü altın olur, bayramda erkek evi hediye alır, ev eşyalarını erkek evi alır gibi bir yığın hükümsüz kurallar.

Birincisi sözünüzde, nişanınızda size takılanlar hediyedir. Hediye sorgulanmaz. Hediyeyi beğenmemezlik yapamayız gönülden o kopmuştur. Söz nişan bunlar güzel gelenekler olmasıda gerekiyor. Fakat bunları devasa masraflara çevirmeye gösteriş haline getirmeye gerek yok. Bir ömür anne baba diye hitap edeceğiniz sevdiğiniz adamı yetiştirmiş beraber ömür geçireceğiniz büyüklerinize yolun başında bunlar için kırmaya kırılmaya gerek yok. Bizim toplulumuzda aileler çocuklarını evlendirir, düğünlerini yapar bu ailelerin çocuklarına ikramıdır. Evlenme kararı almış özellilklede erkek çocuğunun düğün masraflarını aileler karşılamak zorunda değildir aslında. Evlenme kararı almış bireyler bu sorumluluğun üstesinden gelmelidir. Ve sevgili kızlar sizin taleplerinizi evleneceğiniz kişinin kendi maddi gücüne maaşına göre ayarlamanız lazım. Evlenene yardım etmek sünnettir. Bu durum Türk geleneği içinde geçerlidir. Ama topluma nasıl ki bu konuda sitem edemiyorsak erkeğin anne- babasınada edemeyiz. Senin annen bunu yapmadı, senin baban bunu almadı gibi cümleler kurup gerginlik yaratmamalıyız unutmayalım ki bize karşı maddi olarak sorumlu olan kişi eş olarak seçtiğimiz kişidir ve  biz eş olarak seçtiğimiz kişinin ekonomik durumuna göre hareket etmeliyiz. Bu konuda tüm sorumluluğu erkek tarafına bırakmakta doğru bir yol değil. Aileler (her iki tarafta) elini taşın altına koymalılar. Eğer aileler gerçekten çocuklarının  iyiliğini düşünüyor huzurlu bir yuva kurmalarını istiyorlarsa bu konuyu sen onu yaptın ben bunu yaptım gibi rekabet haline getirmeden her iki tarafta düğün masraflarını paylaşmalı. Çok mutlu olacakken düğün alış verişinde nişan atanlar, yıllarca ödedikleri düğün masrafları yüzünden boşanma eşiğine gelenler… Düğün alışverişinde dikkat etmemiz  gereken iki husus var. Birincisi ihtiyacınız olmayacak olmasa da olur hiçbir eşyayı ve bütcenizi aşan eşyaları almayın. İkincisi  düğün alıiverişinde evlenecek çiftleri başbaşa bırakın. Ne alacaklarına onlar karar versin. Ne yazık ki büyükler burada çok büyük hata yapıyor parayı ben veriyorum benim dediğim olacak diyorlar.  Ve sevgili gençler ailelerinizin bu konudaki yargılarına doğru bilinen yanlışlarına uymayın toplumsal baskının mutluğunuzu çürütmesine izin vermeyin. Nişan birlikte bir yola çıkmaya söz vermektir yüzüğün maddi bir değeri yoktur onun değeri manevidir. Sevginin ölçütü tektaşınızın büyüklüğü değildir. Bunları size empoze etmeye çalışanlara    kanmayın. Şaşaalı bir düğün yerine evlendikten sonra gideceğiniz bir tatil planı yapın.  Bugün kim ne der dediğiniz kişiler düğünden sonra borçlarınızı ödemeyecek , kırgınlarınıza sorunlarınıza çözüm bulmayacak. Gücünüz yetmiyorsa küçük bir nikah töreniyle evlenin, küçük bir ev tutun ve en güzel günlerinizi cehenneme çevirmeyin.

Önemli bir konuya daha değinmek istiyorum nişanlılık döneminde dini nikah ( gayri resmi nikah) kıymayın. Dini hassasiyetleri bulunan bazı aileler nişanlılık döneminde bu yola başvurabiliyor. Fakat bu durum dini yönden de uygun değildir nikah ciddiyet gerektirir. Nişanlı çiftlerin dinin çizdiği kurallar çerçevesinde birlikte vakit geçirmelerinin konuşmalarının bir sakıncası yoktur. Başta da söylediğim gibi nişanlılık dönemi birbirini tanıma dönemidir. Çiftlere nikah gibi bir sorumluluk yüklemek uygun değildir. Bu durum çiftler birbirlerine uyun olmasada nişanı atmayı zorlaştırmakta bazen istenmeyen yada kararsız kalınan bir evliliğe sebep olmaktadır. Nişan atılması durumunda bu durum fıkhi sorunlarada neden olabiliyor. Evlilik yolunda süreçler karıştırılmamalı adımlar sırasıyla atılmalıdır. Sevgiyle kalın…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.