1. HABERLER

  2. KAHRAMANMARAŞ

  3. GÜNCEL

  4. KENT BİLİNCİNİN GELİŞMESİ EKONOMİK ALIM GÜCÜYLE DOĞRU ORANTILI
KENT BİLİNCİNİN GELİŞMESİ EKONOMİK ALIM GÜCÜYLE DOĞRU ORANTILI

KENT BİLİNCİNİN GELİŞMESİ EKONOMİK ALIM GÜCÜYLE DOĞRU ORANTILI

Kent mimarisi üzerine değerlendirmelerde bulunan Mimar Hüseyin Can Dilken, “her yerde benzer apartman tipi yapılaşmalar vardır. Bu durum zamanla şehrin kimliğinin kaybolmasına neden olacak” dedi.

A+A-

Kent mimarisi üzerine değerlendirmelerde bulunan Mimar Hüseyin Can Dilken, “her yerde benzer apartman tipi yapılaşmalar vardır. Bu durum zamanla şehrin kimliğinin kaybolmasına neden olacak” dedi.

Dilken konu ile ilgili şu bilgileri verdi;

“Bir kentin dokusu oraya özel mimari ile tanımlanır. Mardin’e gittiğinizde taş evler, Urfa da kerpiç evler, Karadeniz de yüksek yapılı ahşap yapılar hep kendine has özelliklerdir. İstanbul’dan Urfa’ya kadar şu anda baktığınız zaman her yerde benzer apartman tipi yapılaşmalar vardır. Bu durum zamanla şehrin kimliğinin kaybolmasına neden olacak. Bugün Gaziantep’e baktığınız zaman çölün ortasına dikey mimari ile dev yapılar yapılmakta. Gerekçe itibariyle haklı bir takım nedenleri olabilir fakat estetik görünüme hiç önem verilmediği için çirkin bir görüntüye neden olmakta. İklim ve coğrafya uyumu göz önüne alınmıyor.”

“Kahramanmaraş’ta çarşı bölgesinde neredeyse hiçbir bina yenilenmemiş. Teknik ömrünü doldurmuş 40-50 yıllık ve hiçbir deprem yönetmeliğine tabi olmadan yapılan bu binalar büyük tehlike arz ediyor. Ayrıca kötü görüntüyü kovmak için dış cepheyi makyajlamayı öğrendik ki tamamen kendimizi kandırıyoruz. Bir deprem gibi felaket neticesinde mecburiyetten yapacağız.”

“Şuan ki yapılaşmanın tercih edilmesinin sebebi kesinlikle ticari ranttır. Türkiye ekonomisinin yüzde 70’i inşaat sektörü sayesinde devam ediyor. İnşaat sektörü yan dalları ile beraber ülke ekonomisinin lokomotifi. Ayrıca Türkiye de dünya da müteahhitleriyle ünlüdür. Yani yalnızca iç piyasa da değil uluslararası piyasada da varız. Nitekim ülkemizde de müteahhitlik kolay para kazanma yolu olarak görülür ve çok sevilir. Hiçbir teknik bilgisi olmadan bu işi yapabiliyorlar. Bu çok tehlikeli çünkü normalde müteahhit yatırımcıdır. Binanın yapımıyla diğer uzman kişiler ilgilenir fakat ülkemizde durum bu şekilde değil. Müteahhitler aşırı müdahaleci ve kimsenin uzmanlık alanına saygı duymaksızın her şeye karışıyorlar. İnsan yaşamı ve konforu çok düşünülmüyor.”

KİMSE KENDİNDEN SONRAKİNİ DÜŞÜNMÜYOR

“Dikey mimari derken bundan vazgeçebilmemiz şuan zaten mümkün değil. Çünkü ülkemizin bir nüfus gerçeği var. İstanbul’da yatay mimari tartışmaları yapılırken yapılan hesaplamalara göre eğer yapılaşma yatay olursa çevre illeri de yutacak kadar bir yayılma olacak. Ben şuna karşıyım dikey mimari adı altında gözü dönmüş ticari rantlar uğruna son derece kullanışsız ve sağlıksız yapılar ortaya çıkıyor. Örneğin Gaziantep’te 20-25 katlı apartmanlar var. 15. Kattan sonra rüzgar esmiyor ve evlerin içi çok sıcak. İnsanlar memnun değil.

Artık binalarımızı sürdürülebilir yapılar halinde yapmamız gerek. Gelecek nesillere yaşanabilir alanlar bırakmak. İklim değişikliklerini göz önüne alarak yapı ortaya çıkarmak. Bunların hiçbir ne bu işi yapanların nede tüketici olarak vatandaşın umrunda. Kimse kendinden sonrakini düşünmüyor.”

“YÜZDE 100’DEN FAZLA KÂR HEDEFLEMEK ADİL DEĞİL”

“İnşaat sektöründe kâr payı çok yüksek. Adil değil. İdeal oran maliyetin yüzde 30’u kadar kar payı koymaktır. Fakat ülkemizde ve şehrimizde yüzde 100’den fazla kâr payı hedefleniyor. Bu nedenle fiyatlar aşırı artıyor. Elbette beton ve demir fiyatlarının aşırı artması nedeniyle sektörde ki herkes şikayetçi.

Kent bilincinin gelişmesi ekonomik alım gücüyle son derece doğru orantılı. Onikişubat ilçesinde bu bilinç daha yüksekken Dulkadiroğlu’nda insanlar sadece evim olsun konfor önemli değil derdinde. Onikişubat ilçesinde yeni yapılan apartmanlarda sosyal yaşam alanlarına önem veriliyor. Fakat Dulkadiroğlu bölgesinde bu bilinç hiç yok.

Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta zihniyet. Bir ev sahibi olmak için 15 yıl borç ödemek zorunda kalmak ve insanların buna karşı olmaması. Maalesef biz böyle bir toplumuz. Neresinden bakarsanız bakın mantıksız bir yatırıma tüm insanlar olumlu bir şekilde bakıyor. Bir ev sahibi olacaksınız fakat bunun için hayat boyu para ödeyeceksiniz.”

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.