1. YAZARLAR

  2. Hatice Zülay Alptekin

  3. ERGENLİK DÖNEMİ
Hatice Zülay Alptekin

Hatice Zülay Alptekin

Sosyolog - Aile Danışmanı
Yazarın Tüm Yazıları >

ERGENLİK DÖNEMİ

A+A-

Bugün sizlerle ergenlik dönemiyle ilgili konuşacağım. Ebeveynler olarak bu dönememle ilgili şikayetlerinizin olduğunu biliyorum hatta ‘’ bizim zamanımızda ergenlik dönemi mi vardı?’’ dediğinizi duyar gibiyim. O yüzden Hz. Ali’nin bir sözünü hatırlatarak başlayacağım. Hz. Ali ‘’Çocuklarınızı kendi zamanınıza göre değil, onların yaşayacağı çağa göre yetiştirin.’’ der. Bu sözle çocuklarımızı yetiştirirken geleceğin teknolojik ve sosyal hayatına uygun yetiştirmemiz gerektiğini belirtirken aynı zamanda onların duygu, düşünce ve davranışlarını değerlendirirken kendi dönemimize değil çocuklarımızın yaşadığı döneme göre değerlendirmemiz gerektiğini vurgulamaktadır. Sizler bu dönemi daha sesiz sedasız  atlatmış olabilirsiniz fakat çocuklarımız dönemin şartlarına göre epeyce gürültülü atlatıyorlar. Bugün, ergenlik dönemi nedir, bu dönemdeki çocuklara nasıl davranılmalı ve onlarla nasıl iletişim kurulmalı konularına değineceğim.

Ergenlik, insanlarda meydana gelen ‘’ yetişkinliğe ilk adım’’ evresidir. Ergenlik, çocukluk çağı ile yetişkinlik çağı arasındaki geçiş dönemidir. Ergenlik, bireyde çoçuksu tutum ve davranışlarının yerini yetişkinlik tutum ve davranışlarının aldığı, cinsiyet yetilerinin kazanıldığı,bireyin erişkin rolüne hazırlandığı dönemdir. Ergenlik; fiziksel ve ruhsal değişimin en hızlı olduğu, bu fiziksel ve hormonal değişimin bireyi etkilediği, ruhsal karmaşanın da bu etkilenme sonucu en üst seviyede olduğu gelişimin en önemli dönemidir. Tüm bu tanımları yapmamın sebebi, bu dönemin aslında gerçekten zor ve sancılı bir dönem olduğunu belirtmek istememdir. Çoçuklarımız bu dönemi çok da abartmıyorlar, bu döem zaten  kendi içinde abartılı bir dönem. Onlar, bir yandan vücutlarındaki değişimlere alışmaya çalışıyor,diğer yandan kendilerini tanımaya çalışıyor, toplumsal cinsiyet rollerine uygun davranmaya çalışıyorlar. Artık çoçuk olmadıklarının onlar da farkında fakat birey olma yolunda hep bir duvara çarpıyorlar, kendilerini kanıtlamak, büyüdüklerini göstermek için bize saçma gelen yollar seçiyorlar. Hep bu dönemde başlar sigara alışkınlıkları. Onlarınki sigaraya duydukları merak değil büyümeye duydukları meraktır. Bu dönemde, onların   büyüyüp birey olduğunu kabullendiğinizi onlara ne kadar hissettirirseniz, kabul görmek için daha az hata yapacaklardır. Bu dönemde aileye bağımlılıkları azalır. Hiçbirşey beğenmez, sürekli şikayet edecek birşeyler bulurlar. Eve istediği zaman girip çıkmak isterler. Kendilerine yönelik eleştirilere daha fazla tepki gösterirler. Anne babasının düşüncelerini eskimiş bulurlar. İşte bu yüzden çoçuğunun bu kritik döneminde aileye büyük görev düşüyor. Aile bu davranışların bir süre sonra geçeceğini bilmeli ve sabırlı davranmalıdır.

Bu dönemde gençler farklı dinlere yönelmesi, uç siyasi fikirlere sahip olması sizi korkutmasın. Bunlar sadece farklı olma çabasından ve birey olarak ben de varım ve farklı düşüncelerim var tezini kanıtlama çabasından kaynaklanıyor. Öfkeyle değil anlayışla  karşılayın. Emir verici cümleler yerine ikna edici yumşak bir üslup kullanın. Ağaç yaşken eğilir sözüne istinaden çoçuklarınızı bu dönemde değil bebekliğinden itibaren eğitin. Çoçukken vermediğiniz dini ve ahlaki eğitimi biriktirip biriktirip bu dönemde toptan vermeye kalkarsanız ters teper. Çoçuklarınıza temelden sağlam bir eğitim verirseniz bu sancılı dönemde daha az yanlış davranışlar sergiler. Bebekliğinden itibaren verdiğiniz eğitimin, sevginin, ilginin sonucudur bu dönemin zor ya da kolay geçmesi.  Unutmayalım bu dönem sadece ebevynler için değil çoçuklar için de zor ve sancılıdır . Onlar küçüçük bedenlerinin büyümesinin en yakın tanığıdır. Vücutlarındaki hızlı değişimler asıl onları şaşırtmaktadır.  Çoçukluğa veda ederken erken tanışıyorlar gelecek kaygısıyla. Boşvermişlikleri belki de bu korkunun sonucu. Ben büyüdüm diye bağırmaktan sesleri kısılırken kendilerine bile kanıtlayamıyorlar büyüdüklerini. Tüm bu duygusal ve fiziksel fırtınanın içinde öfkelerini yansıtacakları en yakın dayanakları anne ve babalarıdır. Size öfkeli davranmalarının sebebi size duydukları öfke değil güven çünkü bu duruma en çok anne ve babasının katlanacağını biliyor bu gençler. Bu güveni yıkmayın!

 Hz. Ali’nin bir sözüyle başlamıştım, yine Hz. Ali’nin bir sözüyle tamamlamak istiyorum.Hz. Ali ‘’ Yedi yaşına kadar olan çoçuğunuzla oynayınız, onbeş yaşına kadar arkadaşlık ediniz, onbeş yaşından sonra istişare ediniz.’’ der. Bu söz gerçekten güzel bir rehberdir.

                           

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.