1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Adalet için bağımsız ve tarafsız avukat şarttır
Adalet için bağımsız ve tarafsız avukat şarttır

Adalet için bağımsız ve tarafsız avukat şarttır

Av.Ömer Gödeoğlu Çoklu baro sistemi hakkında eleştirelerde bulundu.

A+A-

Avukatlık Kanunu’nda değişikliğe gidilerek çoklu baro sisteminin getirilmesi yönünde bir adım atılmasıyla birlikte baroların derneklere dönüşme tehlikesine dikkat çekti.

Gödeoğlu’nun konuya ilişkin yorumu şu şekilde;

1136 Sayılı Avukatlık Kanununun’da yapılması öngörülen değişiklik ile; “Beşbinden fazla avukat bulunan illerde asgari ikibin avukatla bir baro kurulabilir. Kuruluş müracaatında, kuruluş talebini içeren dilekçe ile ikibin avukatın imzasının ve bu avukatların belirlediği dört kişilik kurucular kurulunun isimlerinin yer aldığı liste Türkiye Barolar Birliğine verilir.” Şeklinde Çoklu Baro düzenlemesi yapılmak istenmektedir.

Normalde Demokratik gibi görülen bu düzenleme özünde birçok çelişki barındırmaktadır. Çoklu Baro Sisteminin Birlik ve Beraberlik kavramını ortadan kaldıracağını düşünmekteyim. Çoklu Baro Sistemini, Yargıda yaşanılacak sıkıntılar noktasında tasvip etmemekteyim. Nedenleri;

*Barolar, Meslek Odası ve Kamu Kurumu Kimliğinden Çıkıp, Dernek Şekline Dönüşecektir; Avukatlar, herkesin hak arama özgürlüğünün temsilcileridir. Bu nedenle avukatların meslek odası olan Barolar, kamu kurumu niteliğindedir ve meslek odası olmalarının yanında hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve yerine getirilmesine müdahil olmaktadır. Baroların Bölünmesi bu durumu zayıflatacak ve ortadan kaldıracaktır.

Bölünmüş barolar, mali açıdan zorluklar yaşayacaklardır. Staj Eğitimlerini tam ve yeterli şekilde karşılayamayacaklardır. Üye kazanabilmek için de eğitimleri gereği gibi yapmayacaklardır. Avukatlar da nerede kolay ruhsat alabiliyorlarsa oraya gideceklerdir. Bu bağlamda Barolar Meslek Kuruluşu olmaktan çıkacak ve Dernek şeklinde faaliyet göstermeye başlayacaklardır. Bu da, eğitimin ciddiyeti ve kalitesini etkileyecek doğal olarak Yargının Üçüncü Saç ayağı olan Savunmanın etkisizleştirilmesine neden olacaktır.

*CMK ve Adli Yardım Sisteminde Sıkıntılar ve Hak Kayıpları Ortaya Çıkacaktır; Bilindiği üzere CMK sisteminde Anayasal Hak Olan Adil Yargılanma ve Savunma Hakkının kısıtlanmaması noktasında Avukat Atama Sistemi ile Yaşı Küçük Mağdurlara, Yaşı Küçük olup Suça Sürüklenen Çocuklara, Cezası 5 Yılın Üstünde Suç İşleyen İnsanlara Devletimiz tarafından Avukat atanmaktadır.

Ayrıca Kadınlara, çocuklara yönelik şiddet, insan hakları ihlalidir. Fiziksel, sosyal, ekonomik, psikolojik veya cinsel şiddet mağdurlarına hukuki destek veren avukatların Baroları tarafından verilen seminerlerde bu konuda meslek içi eğitim almış olmaları önkoşuldur. Kurumsallaşmış bu çalışmalar, kurulması halinde Çoklu Barolarda nasıl uygulanacaktır? Vatandaşlarımızın uğrayacağı hak kaybının telafisini kim üstlenecektir? Çoklu Baro kurulması, giderek artan kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet, çocuk istismarları olaylarında mağdurların adalete erişiminde belirsizlik yaşanması, zarara uğraması gibi sonuçlar doğuracaktır. Çoklu Baro Sisteminin en önemli ve en büyük sakıncası budur.

Çoklu Baro Sisteminde Avukat Atama Sistemi ile Avukatlara ödenen Vekalet Ücretlerinin Hangi BARO tarafından ödeneceği, bunun takibinin nasıl olacağı noktasında karışıklıklar çıkacağından, Ödeme ve Takip İşleminin Cumhuriyet Başsavcılıklarına devredilse dahi personel yetersizliğinden (Halihazırda bu durumlar sıklıkla yaşanmakta Barolar’ın desteği ile bu durum çözülmektedir.) Vekalet Ücreti ödemelerinde sorun ve aksaklık yaşanacağından, Avukatların mesleğinin esas gereği olan Savunma hakkına sahip çıkılıp hem de CMK iş ve ödemelerinin takibinin peşinde koşturulması bir süre sonra Avukatlarda mesleğe karşı hayıflanma ve mesleğini gereği gibi icra edememe sorunları doğuracağından ÇOKLU BARO çözüm getirmeyeceği gibi birçok karışıklığı da yol açacaktır.

*Avukatlar arasında Gruplaşma ve Çıkar Çatışmalara Neden Olacaktır; Barolar kamusal özelliği olan meslek ve demokratik örgütlerdir. Barolar, Türkiye’de hukuk güvenliğinin, yargı bağımsızlığının, kuvvetler ayrılığının da önemli dinamiklerinden biridir. Bir ülkede demokrasinin varlığı ile baroların bağımsızlığı doğru orantılıdır. Eğer bir ülkede barolar bir meslek örgütü olarak bağımsız bir biçimde iktidarın ya da muhalefetin vesayeti, denetimi, yönlendirmesi ve baskısı olmadan faaliyette bulunabiliyorlarsa demokrasinin halen o ülkede var olduğu ve demokratik bir nizam bulunduğunun göstergesidir.

Çoklu Baro Sistemine geçilmesi halinde Baroların Siyasi Düşüncelere, Etnik Kriterlere göre oluşumları sağlanacak ve Avukatlık mesleğindeki birlik, beraberlik ve düzen zedelenecektir. Mesela Siyasi Düşüncesi ve Etnik Kökeni farklı iki Baronun olması durumunda diğerine göre daha güçlü olan Baro’nun adliye içinde ve dışında faaliyetleri diğer BARO’daki meslektaşları karşısında ayrıcalık yaratacak bu da Meslektaşlar arasında düşmanlık yaratacaktır. Bu durum BARO’ların adalet anlayışına uymayacaktır.

Halihazırda yaşanan polemiklere daha fazlası eklenecektir. Örneğin Tek Baro tarafından yapılan açıklamanın yanlış olduğu noktasında konulan tepkilerden sonra Ankara Barosu geri adım atmış ve Başkan sözlerinin yanlış anlaşıldığını Dine karşı bir tutumunun olmadığını belirtmişti. Bunun gibi Ankara Barosu’nda kurulacak İki Baronun farklı açıklama ve söylemlerde bulunması Avukatları ve insanları kutuplaştıracaktır. Dolayısı ile Barolar itibarsızlaşacaktır.

*Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Vatandaşlara Karşı Keyfi Uygulamaları Artacaktır; Çoklu Baro sistemine geçilmesi halinde kamu görevlilerinin keyfi tavırlarıyla vatandaşa zarar vermeleri hususunun denetlenmesi ve bununla mücadele edilmesi hususunda baroların etkinliği ortadan kalkacak ve vatandaş kötü niyetli kamu görevlilerinin elinde pervasızca haksızlığa uğrayacaktır. Çoklu baro sisteminin aynı zamanda en büyük sakıncalarından birisi de budur. Kamu görevlilerini vatandaşa iyi hizmet etmeleri konusunda denetleyen tek sivil toplum organizasyonu barolardır.

Örneğin gözaltında ve cezaevlerinde kamu gücünün yanlış ve orantısız kullanılmaması noktasında Avukatlar İnsan hakları ve hukuk çerçevesinde müdahalede bulunmakta ve İnsanların hakkını savunmaktadır. İnsanların hukuki şekilde ifadelerinin alınması sağlanmaktadır. Avukatların itibarsızlaştırılması Kamu Gücü kullanımın orantısız ve ifade özgürlüğünün kısıtlanarak uygulanmasını sağlayabilecektir.

Bu nedenle gözaltında ve cezaevlerinde işkence başta olmak üzere yaşanan olumsuzlukları barolardan başka dile getirecek ve bunlarla mücadele edecek başka bir Kurum ve meslek Kuruluşu bulunmamaktadır.

Avukatlar dolayısı ile Hukukun ve Savunmanın Teminatıdır. Hukuk İçin Bağımsız ve Tarafsız Adalet, Adalet İçin Bağımsız ve Tarafsız Avukat şarttır.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.